Sahipsiz kalmış değerlerimiz!

Hep geçmişi konuşur durur lakin günümüzün değerlerini niye ise çok da hatırlamayız. Her halde günümüzün değerlerini de aramızdan ayrıldıktan sonra hatırlamaya başlayacağız lakin o zaman bir önemi kalacak mı?

Bizler tarafından sahipsiz bırakılmış değerlerimize başkalarından saygı beklemek kadar anlamsız bir şeyin olmadığını bizlerin ne zaman anlayarak idrak edebileceğini ise sabırsızlıkla bekliyorum.

Seversin ya sevmezsin başka bir şeydir ama bir değer taşıyan her kese saygı duymak zorunda olduğu gerçeğini de artık hatırlamak zamanı gelmedi mi?

Tüm dünyaya ipi kırılmış tespihin taneleri gibi dağılmış düşünürlerimizi ve sanat insanlarımızı ölümünden önce hatırlayarak hak ettikleri değerleri vermeliyiz. Tüm dünya genelinde ve Türkiye’de yaşamakta olan değer taşıyan önemli insanlarımızın aslında bizlerden ilgiden, sevgiden, saygıdan başka bekledikleri bir şey yoktur. Teymur Rzayev, Cihangir Novruzov, Alihan Samedov, Azerin, Toğrul İsmail, Qafar Çakmaklı, Sevil Nuriyeva, İslam Manafov başta olmakla Manafzade ailesi ve bu ailenin en genç ferdi olmasına bakmayarak büyük başarılar kazanmış Turan Manafzade ve diğer adlarını yazmadığım ister akademisyenlerimiz isterse de sanat insanlarımız olsun hepsinin bizlerin bir parçası ve değeri olduğu bilinci ile olduğumuz toplumlarda tanıtmak ile birlikte saygı duyulmasını sağlamak onlar sağ iken hepimizin borcu olduğunu unutmamalıyız. Aksi taktirde bizlerin bir parçası olan Ahmet Bey Ağaoğlu, Süreyya Ağaoğlu, Samet Bey Ağaoğlu ve adlarını burada yazmadığım dünya sepelenmiş diğer önemli parçalarımızı unutturdukları gibi onları da unutturacaklar.

Her zaman dediğim gibi artık bir şeyleri devletten beklemek yerine bizler kendimizin yapması gerektiği şeylerin bilincine varmalıyız.

Azerbaycan için kimliğinden asılı olmayarak en ufak işler yapmış kimseleri şahsi düşüncelerimizi bir tarafa bırakarak karalamaya çalışmanın ne kadar yanlış olduğunu anlayarak destek olamıyorsak bile engel olmaya çalışmamalıyız. Kimin akrabası veya kimin neyinin nesi olmasından aslı olmayarak, Hansı siyasi düşüncenin ve dininden asılı olmayarak kim Azerbaycan için en ufak ta olsa iyi bir iş görmek istiyorsa veya görüyorsa destek olamasak bile engel olmaya çalışma düşüncesinden bile uzak olmalıyız.

Zamanında Azerbaycan adına bir şeyler yapmış insanları kötülemeye çalıştığımızda şu gerçeği de unutmamalıyız ki o toplumda bizlerle ilgili bizim tarafımızda olanlarda ve olmak isteyenlerde şu düşünce oluşturulacak: ‘’Bunlar için bir şey yapılmaz çok nankörler ve yarın o bir gün bizi de böyle kötüleyerek bizlere karşı da aynı nankörlüğü yapacaklar’’

Bu düşüncenin oluşmaması için saygı duymak zorunda olduğumuz bilincine varmalıyız.

Kabul etmemiz gereken gerçeklerden birisi de sevsek de sevmesek de zamanında Azerbaycan’ımız için bir şeyler yapmış Bilal Dündar ve diğer birçok insanların aleyhinde konuşmakla bir yere varamayacağımız.

Artık anlamamız önemli olan bir gerçek de bizleri bir birimizle düşürüp sonra teker teker yok etmek istedikleri gerçeğidir.

Odur ki bir-birimize ve değerlerimize sıkı sıkı sarılarak sahip çıkmaktan başka kurtuluşumuzun olmadığını lütfen anlayalım.

Unutmayalım ki değerleri unutturularak değersizleştirilmiş toplumların yok olması kaçınılmazdır…

Samir İsgenderoğlu

Alət çubuğuna keç